Dün verdiğimiz bilgiyle örtüşecek yeni bir bilgi. Türkiye’de adliyelerde bulunan davaların birçoğu icra dosyalarından kaynaklanıyor. Türkiye’de her gün icra dosyaları artıyor. Öyleki, raflarda yer kalmadığı için koridorlarda bile dosyaları muhafaza ediyorlar. Tabi ki bu büyük sorun zira, dosyaların kaybolması memurların başını epeyce sıkıyor. İcralık olan borçlular, adreslerini bildirmediğinden dava bilgisi kendisine ulaşamıyor, bu da dosyaların birikmesine yol açıyor. İstanbul’un Şişli ilçesinde yaklaşık olarak 80 bin dosya işlem halinde. İstanbul adliyesinde ise bu sayı yaklaşık olarak 40 bin. Koridorlara konulan dosyaların kaybolması yüzünden memurlara disiplin cezası gelebiliyor.
Türkiye’de icra dosyaları 2000 yılında 7 milyon iken, 2000 krizi ile birlikte bu sayı 2.5 milyona artarak 9.5 milyona çıktı. Bu sayı 2002′de yaklaşık olarak 10 milyon oldu. 2003 yılında 9 milyon 300 bin rakamına geriledi ancak bu gerilemeye rağmen İcra Dairelerinde iş yükünün artmasıyla birlikte işlem gören icra dosya sayısı arttı. Özellikle davaların sonuçlandırılamaması bunun başlıca sebeplerinden biri. 2000 yılı içerisinde günlük icra dosya işlem sayısı 450 iken 2003′de bu sayı 554′e ulaştı. İcra Dairelerinde çalışan memurlar dosyaları nereye koyacaklarını bilemiyor zira, Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde bulunan İcra Dairelerinde artık raflar yetmiyor. Kapanan dosyalar arşiv icin icra dairesi arşivine konduğu için yer zorluğu çekiliyor.
Bir icra dairesinde yılda yaklaşık olarak 25 bin dosya işlemde oluyor. Yine önceki yıllarda işlemde olan icra dosya sayısıyla birlikte bu rakam 80 bine çıkıyor. İcra müdürleri, adliyelerde fiziki yetersizlik yüzünden durumun bu halde olduğunu, işlerin aksamaması için fazla mesai yaptıklarını belirtti. Dosyaları kaybettikleri için disiplin cezasına çarptırıldıklarını belirten bir icra yetkilisi, “Hepimizin yönü kapıya doğru, bütün giren çıkanı görüp, dosyaları takip ediyoruz. Bu şekilde kaybolmayı engellemeye çalışıyoruz.” diyor. Yetkililer ayrıca, 3 bin dosyanın bulunduğu ilçelerde de 6 memurun, 30 bin dosyaya bakan dairelerde de aynı sayıda memurun çalışmasından yakınıyor. Doç. Dr. Abdurrahim Karslı, 2001 ekonomik krizinin dosya yoğunlaşmasında önemli etkisinin olduğunu söyledi. “Her ekonomik krizde olduğu gibi, 2001′de de icra takipleri arttı. İflaslar arttı.” diyen Karslı, icra takiplerinin uzun sürmesi sonucunda vatandaşların “nasıl olsa icra takibi uzun sürüyor” diye borcunu ödemeye gayret etmediğini kaydetti. Karslı ayrıca, adliye binalarının yetersiz olması ve icra dairelerinde çalışan memur sayısının az olmasının da takiplerini yavaşlattığını ifade etti. İcra davalarına bakan avukat Mehmet Yılmaz, dosya yoğunluğunu ‘Kimlik Bildirim Kanunu‘nun uygulanmamasına ve ekonomik kriz sonucu vatandaşın alım gücünün daralmasına bağladı. Yılmaz, devletin icra takibi yapılan insanlara ulaşamadığını ve sürüncemede kalan dosyaların biriktiğini anlattı. Bir icra takibinin on yıl sürebildiğini anlatan Yılmaz, devletin icraya düşen vatandaşı koruduğunu öne sürdü. Önceden rahatça işini hallettiği adliyelerde şimdi hacze götürecek memur bulamadığından yakınan avukat Yücel Ceyran, “Son günlerde yaşadığımız bu yoğunluğu bir de 2001′de yaşamıştık.” diye konuştu. Hakimlerin ümitli olduğu konu ise Ulusal Yargı Ağı Projesi(UYAP)‘nin hizmete geçecek olması. Bu şekilde işlemlerin bilgisayarda yapılmasıyla en azından kağıda ihtiyaç duyulmayacak. Ve dosya konulacak yer aranmayacak.

Banka İhaleleri


